BİLDİRİ DETAY

Songül DURAN, Selma TEPEHAN ERASLAN
KADINA YÖNELİK ŞİDDET: ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE KADINLARIN BUNUNLA BAŞ ETME YÖNTEMLERİ
 
Giriş: Kadına yönelik şiddet, yaş, ırk, etnik kökene veya ülkeye bakılmaksızın, bir kadının fiziksel bedenini, benlik hissini ve güven duygusunu ihlal eden tüm sözel, fiziksel ve cinsel saldırıları içerir (Alhabib, Nur & Jones, 2010:369). Kadınların maruz kaldığı en yaygın şiddet biçimi, eş şiddetidir (Gracia ve Merlo, 2016: 27). Dünya Sağlık Örgütü'nün 2013'te yayınladığı rapora göre her üç kadından yaklaşık bir tanesi fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmaktadır (Hacettepe University Institute of Population Studies. http://www.hips. hacettepe.edu.tr/KKSA-TRAnaRaporKitap26Mart.pdf, 2014). Türkiye’ de yapılan çalışmalara göre ise kadına eşi tarafından uygulanan cinsel şiddet oranı %8.6-53.9, fiziksel şiddet oranı %20.3-71.6 ve sözel şiddet oranı %53.0-89.0 arasında değişmektedir (Tunçel, Dündar ve Peşken, 2007: 106). Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2000’ de yayımladığı bir istatistikte dünyada eş ve sevgililerinin saldırısına en çok uğrayan kadınların %57.9 ile Türkiye’de olduğu bildirilmiştir (Alpago, 2006: 35). Şiddete maruz kalan kadınlarda fiziksel yaralanmalar, bilinç kaybı, ilaç ve alkol kullanımı, depresyon, kabus görme, güvensizlik, uykusuzluk, intihar girişimleri, sosyal izolasyon, komplike baş ağrıları gibi bozuklukların yüksek oranda görüldüğü ve bu bireylerin benlik saygısının daha düşük olduğu bildirilmektedir (Güler, Tel ve Özkan Tuncay, 2005: 52; Diop-Sidibe´, Campbell and Becker, 2006: 1260; Ellsberg, Jansen, Heise, Watts and García-Moreno, 2008: 1165). Ayrıca kadınların aile içi şiddet sonucunda iş kaybı veya işsizlik yaşadıkları da belirtilmiştir (Showalter, 2016: 37). Tüm bu nedenlerle kadına yönelik aile içi şiddet acilen ele alınması gereken bir sorundur. Aksi takdirde kadına yönelik aile içi şiddet sonucu, kadın ölümlerinin önüne geçilemeyecektir. Aile içi kadına yönelik şiddetin önlenmesinde, sorunun boyutunun ne olduğunun ve risk altındaki grupların bilinmesi önemlidir (Karaçam ve ark., 2006: 74). Mevcut durumun tespiti koruma, tedavi ve rehabilitasyonu sağlama açısından önem teşkil etmektedir. Amaç: Bu çalışma, evli kadınlarda aile içi şiddete maruz kalma durumlarını, etkileyen faktörleri ve bununla baş etme yöntemlerini belirlemeyi amaçlamıştır. Kapsam: Bu araştırmanın evrenini Edirne, Keşan ilçe merkezinde yaşayan 18 yaş üstü evli kadınlar oluşturmaktadır. Örneklemin Türkiye’de kadına yönelik aile içi şiddet oranının %40 olduğu kabul edildiği taktirde, 0.01 yanılgı düzeyinde, %5 sapma ile 643 kişi olması gerektiği tespit edilmiştir. Sınırlılıklar: Araştırma yüksek maliyet ve zaman gerektirdiğinden, Edirne’de bir ilçe merkezinde yaşayan evli kadınlarla sınırlandırılmıştır. Yöntem: Araştırmada sosyo-demografik özellikleri ve kadının şiddete maruz kalma durumunu tespite yönelik araştırmacılar tarafından hazırlanmış soru formu kullanılmıştır. Katılımcıların tamamı rastgele yöntemle seçilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (n ve %) ve ki kare testi kullanılmıştır. Keşan ilçe kaymakamlığından gerekli izin ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Bilimsel Araştırmalar Etik Kurulu tarafından etik onay alınmıştır (Karar tarihi ve 2017/09/15). Bu çalışmanın ana araştırma soruları aşağıdaki gibidir: 1) Kadına yönelik aile içi şiddet yaygınlığı nedir? 2) Kadına yönelik aile içi şiddeti etkileyen faktörler nelerdir? 3) Kadına yönelik aile içi şiddetine maruz kalan kadınların bu durumla baş etme yöntemleri nelerdir? Bulgular: Kadınların gördüğü fiziksel şiddet davranışları içinde ilk sırada dayak 83(%14.2); sözel şiddet davranışları içinde azarlar şekilde ismiyle çağırma 118(%20.1); duygusal şiddet davranışları içinde kendisine karşı soğuk/katı davranılması 95(%16.2); ekonomik şiddet davranışlarında evin temel ihtiyaçlarının alınmaması 29(%4.9); cinsel şiddet davranışları arasında cinsel ilişkiye zorlama 14(%2.4) yer almıştır. Eşinin şiddet uygulamasının nedenine kadınların 114(%66.7)’ü eşin bir anlık öfkesi yanıtını vermiştir. Kadınların şiddet sonucunda 69(%44.2)’u herhangi bir kuruma başvurmadığını belirtmiştir. Sonuç: Kadınların şiddet gördüğü halde herhangi bir kuruma başvurmadığı, sustuğu sonucuna ulaşılmıştır. Kadına şiddeti önlemeye yönelik acil önlem programları geliştirilmeli ve kadınların bu konuda korunması gerektiği önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Kadın, Şiddet, Aile İçi Şiddet



 


Keywords: