BİLDİRİ DETAY

Songül DURAN
KADINA YÖNELİK AİLE İÇİ ŞİDDETTE HEMŞİRENİN ROLÜ
 
Ailede kadına yönelik şiddet, kocasının karısı üzerinde bilinçli olarak zarar vermesi eylemi olarak tanımlanmaktadır (Kocacık ve Çağlayandereli, 2009: 28). Türkiye’de yapılan çalışmalarda ise, kadınların %26-58’nin fiziksel şiddete uğradığı, kadının aile içinde her türlü şiddete (dövülme, küçümsenme, istismar, tecavüz) maruz kaldığı bulunmuştur (Yaman Efe ve Ayaz, 2010: 24). Şiddet, bireyi fiziksel, duygusal ve sosyal yönden ciddi şekilde etkilemektedir. Şiddete maruz kalan kadınlarda fiziksel yaralanmalar, bilinç kaybı, ilaç ve alkol kullanımı, depresyon, kabus görme, güvensizlik, uykusuzluk, intihar girişimleri, sosyal izolasyon, komplike baş ağrıları gibi bozuklukların yüksek oranda görüldüğü ve bu bireylerin benlik saygısının daha düşük olduğu bildirilmektedir (Güler, Tel, Özkan Tuncay, 2005: 52). Kadın sağlığındaki sapmalar aile bireylerinin sağlığına da olumsuz yansımaktadır. Böylece şiddet, sadece kadına yönelik olarak değil, aile ve topluma yönelik olumsuz etkileriyle de toplumsal bir sorundur (Tanrıverdi ve Şıpkın, 2008: 183). Son 30 yıldır ise aile içi şiddete uğrayan kadınların sıklığıyla ilgili toplumbilim araştırmalarının artması, kitle iletişim araçlarında trajik aile öykülerinin yer alması, feminist grupların kamuoyunu harekete geçirmeleri ve bu kadınları korumak amacıyla örgütlenmeleri bu toplumsal soruna ilgi çekmiştir (Yetim ve Şahin, 2008: 48). Şiddet olgusunun önemli bir özelliği de büyük bir kısmının gizli kalmasıdır. Sosyal normlar, tabular şiddete maruz kalan mağdurların bunu bir sır olarak saklamasını gerektirmektedir. Ailenin mahremiyeti sebebiyle aile içinde gizli tutulan ve toplum tarafından meşru görülen şiddetin engellenmesi için toplumsal yaptırımların oluşması ve uygulanabilirliğinin sağlanması önemlidir (Çakır, 2009: 2). Sağlık çalışanlarının temel rollerinden birisi şiddeti tanımak, şiddet mağdurların bakım sağlamak ve uygun hizmetleri sunmaktır. Hemşireler şiddetin önlenmesinde ve gelecekteki yaralanmaların önüne geçilmesinde; şiddetin taramasını ve tanısını yaparak, kadınları eğiterek kadınların başvuracakları kaynakları öğreterek etkili olabilirler (Tanrıverdi ve Şıpkın 2008: 184). Amaç̧: Bu derlemenin amacı aile içi kadına yönelik gerçeklesen şiddette hemşirelerin rolünü incelemektir. Kapsam: Araştırma literatür taranarak hazırlanmıştır. Sınırlılıklar: Araştırma ulaşılabilen kaynaklarla hazırlanmıştır. Kelime sayısı sınırlaması ve ulaşılamayan kaynaklar araştırmanın sınırlılığıdır. Yöntem: Aile içi kadına yönelik gerçeklesen şiddette hemşirelerin rolünü belirlemek için yapılmış sistematik derlemeler ile güncel literatür bilgileri incelenerek hazırlanmıştır. Araştırmanın sorusu; Kadına yönelik aile içi şiddette hemşirenin rolleri nelerdir? Bulgular: Sağlık çalışanlarının temel rollerinden birisi şiddeti tanımak, şiddet mağdurların bakım sağlamak ve uygun hizmetleri sunmaktır. Hemşirelerin şiddetin önlenmesinde ve gelecekteki yaralanmaların önüne geçilmesindeki görevleri; şiddetin taramasını ve tanısını yapmak, aile içi şiddet vakalarını tanımlamak, tıbbi tedavi ve bakım sağlamak, ev içi şiddet mağdurlarıyla güvenli bir çevrede görüşmek, bilgilendirme ve danışmanlık yapmak, bir güvenlik planı hazırlamak, kayıt tutmak ve gerekli diğer disiplinlere sevk etmektir (Tanrıverdi ve Şıpkın 2008: 184; Turk, Çelik Çetin, Soydan, 2017: 2). Hemşirelik girişimleri birincil, ikincil ve üçüncül koruma basamaklarını kullanarak temel sağlık hizmetleri doğrultusunda yapılmalıdır. Hemşire birincil korumada aile içi şiddetin ortaya çıkmasına engel olmak için önlemler almalı, sağlık eğitimleri vermeli, öfke kontrolünü sağlamalarına yönelik danışmanlık yapmalı, oluşabilecek kriz durumunu önleyebilmek için destek sistemleri düzenlemelidir. İkincil korumada erken müdahale etmeli ve şiddetin durdurulması için girişimlerde bulunmalı, üçüncül korumada da şiddete uğrayan kişiye ve aileye danışmanlık yaparak rehabilitasyon sürecini hızlandırmalıdır (Özcan ve Kırca, 2017: 94). Hemşirelerin bu sorumlulukları yerine getirebilmeleri için yeterli bilgi ve deneyime sahip olmaları gerekmektedir. Ancak hemşirelerin şiddete uğramış kadına nasıl sorular soracağı, ne yapması ya da ne söylemesi gerektiğinin bilme konusunda zorlandığı bildirilmektir (Kıyak ve Akın, 2010: 7). Yapılan bir çalışmada hemşire ve ebelerin %28.2’sinin kadına yönelik şiddeti ele almada yeterli bilgiye sahip olduğunu düşündüğü (Kahyaoğlu Süt ve Akyüz, 2016: 1) bildirilmiştir. Başka bir çalışmada da hemşire ve ebelerin yalnızca %12.8’i şiddeti ele almada yeterli bilgiye sahip olduğunu düşünmektedir (Kıyak ve Akın, 2010: 9). Hemşirelerin bu soruna yönelik nitelikli hizmet verebilmeleri için yeterli bilgi ve donanıma sahip olması bunun için de hizmet içi eğitimlere gereksinimleri olduğu belirtilmiştir (Özcan ve Kırca, 2017: 94). Sonuç: Hemşirelerin aile içi kadına yönelik şiddeti tanılamada, gerekli önlemleri alma ve müdahaleyi sağlamada etkin rol alması için hemşirelerin bilgi eksiğinin giderilmesi gerektiği ve hizmet içi eğitimler ile desteklenmesi gerektiği düşünülmektedir. Kaynaklar Çakır A. Aile içinde ve toplumda maruz kalınan fiziksel şiddetin değerlendirilmesi. Yüksek lisans tezi, İstanbul Üniversitesi, Adli Tıp Enstitüsü, Sosyal Bilimler Anabilim Dalı, 2009. Güler N, Tel H, Özkan Tuncay F. Kadının aile içinde yaşanan şiddete bakışı kadının aile içinde yaşanan şiddete bakışı. C. Ü. Tıp Fakültesi Dergisi 2005; 27(2): 51 – 56. Kahyaoğlu Süt H, Akyüz P. Hemşire ve ebelerin kadına yönelik şiddet belirtilerini tanımaya ilişkin bilgi düzeyleri. Uluslararası Hakemli Kadın Hastalıkları ve Anne Çocuk Sağlığı Dergisi 2016; 6: 1-15. Kıyak S, Akın B. Hemşire ve ebelerin kadına yönelik şiddet konusunda bilgi ve tutumları. Hemşirelikte Araştırma Geliştirme Dergisi 2010; 2: 5-16. Kocacık F, Çağlayandereli M. Ailede kadına yönelik şiddet: Denizli ili örneği. Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi 2009; 6(2): 24-43. Özcan Ş, Kırca N. Çözülemeyen sorun: Kadına yönelik aile içi şiddet ve hemşirenin rolü. Balıkesir Sağlık Bil Derg. 2017; 6(2): 87-96. Tanrıverdi G, Şıpkın S. Çanakkale'de sağlık ocaklarına başvuran kadınların eğitim durumunun şiddet görme düzeyine etkisi. Fırat Tıp Dergisi 2008; 13(3): 183-187. Turk R, Çelik SS, Çetin M, Soydan G. Experiences and views of married women about domestic violence. Int J Nurs Pract. 2017; 23: 1-8. Yaman Efe Ş, Ayaz S. Kadına yönelik aile içi şiddet ve kadınların aile içi şiddete bakışı. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2010; 11: 23-29. Yetim D, Şahin EM. Aile hekimliğinde kadına yönelik şiddete yaklaşım. Aile Hekimliği Dergisi 2008; 2(2): 48-53.

Anahtar Kelimeler: Aile İçi Şiddet, Hemşire, Şiddetin Önlenmesi



 


Keywords: