BİLDİRİ DETAY

Sinem EROĞLU, Bilgen ARIKAN, Hilal KARA
HEMŞİRELİK ÖĞRENCİLERİNİN KLİNİK UYGULAMA ALANLARINDA ŞİDDETE MARUZ KALMA DURUMLARI VE ŞİDDETE YÖNELİK DAVRANIŞLARININ İNCELENMESİ
 
Sağlıkta şiddet; günümüzde tüm sağlık çalışanlarının sıklıkla karşılaştığı bir sorundur. Sağlık kurumlarında şiddet, hasta ve hasta yakınları ya da diğer herhangi bir bireyden gelen, sağlık çalışanı için risk oluşturan, tehdit davranışı, sözel tehdit, fiziksel saldırı ve cinsel saldırıdan oluşan durumdur. Klinik uygulama alanları, öğrencilerin bilişsel, psikomotor ve duygulanım becerilerini birleştirmelerine olanak sağlayarak bu yeterliliğin geliştirilmesine katkıda bulunur. Hemşirelik öğrencilerinin lisans eğitimleri sürecinde uygulamalı eğitimlerinin yarıdan çoğu hastanelerde geçmektedir ve bu sürede sağlık çalışanlarının karşılaştıkları her türlü muameleye onlar da maruz kalabilmektedirler. Bu nedenle sağlık çalışanları ile ilgili her türlü risk onlar için de geçerlidir. Bu durumdan yola çıkılarak bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinin klinik uygulama alanlarında şiddete maruz kalma durumlarının ve şiddete yönelik davranışlarının incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Çalışma, etik kurul onayı ve kurum izni alındıktan sonra Uşak Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu’nda 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi’nde eğitim gören 2.,3. ve 4. sınıf hemşirelik bölümü öğrencileriyle yapılmış, klinik uygulama alanlarında bulunmadıkları için 1. sınıflar araştırmaya dahil edilmemiştir. Tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Klinik uygulama alanlarında bulunan, derse devam eden ve ulaşılabilen 288 (%86,2) hemşirelik öğrencisi araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacılar tarafından oluşturulan öğrencilerin tanıtıcı özelliklerini kapsayan “Öğrenci Tanıtım Formu” ve ilgili literatür (Arslantaş ve ark., 2012; Ergöl ve Kürtüncü,2013; Koç ve Batkın, 2016) taranarak oluşturulan anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni araştırmacılar tarafından oluşturulan anket formu, bağımsız değişkeni ise, öğrencilerin tanıtıcı özellikleridir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizi Statistical Package For Social Science (SPSS) 20 programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel analizler, ki-kare ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon testleri kullanılmıştır. Hemşirelik öğrencilerinin yaş ortalaması 21,06±2,07 (min:18-mak:42) olduğu, öğrencilerin %73,6’sının kadın olduğu, %35,8’ i 4. sınıf, %33,7’si 3. sınıf ve %30,2’si 2. Sınıf olduğu, %75,7’sinin akademik başarılarını orta düzeyde, %21,5’inin başarılı olarak tanımladığı, %71,2’sinin hemşirelik bölümünü isteyerek seçtiği saptanmıştır. Öğrencilerin %49’unun şiddete tanık olduğu, %48,6’sının şiddete maruz kaldığı ve maruz kalma sayısı ortalamasının 0,96±1,72 olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin %29,7’si maruz kaldıkları şiddet kaynağını hasta yakınları, %29,3’ü hemşireler ve %23,1’inin hastalar olduğunu ifade etmiştir. Klinik uygulamalarda öğrencilerin %58,2’sinin sözel şiddete, %18,3’ünün fiziksel şiddete maruz kaldığı saptanmıştır. Öğrencilerin %34,6’sının sözel saldırı, %26,4’ünün bağırma, %24’ünün aşağılama ve %21,5’inin iğneleyici söz türünde şiddete maruz kaldığı; şiddete maruz kaldıklarında %36,3’ünün kızgınlık, %32,1’inin stres, %21,7’sinin öfke ve %19,1’inin hayal kırıklığı yaşadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin şiddet sonrasındaki davranışlarının %27,1’i tepkisiz kalma, %25,8’i şiddet uygulayan kişiye sözel olarak kendini savunma ve %0,8’i beyaz kod verme şeklinde olduğu saptanmıştır. Şiddete maruz kalma nedeni olarak öğrencilerin %13,5’i hastanın söyleneni anlamaması, %8’i öğrenci olmaları, %7,6’sı bilgi eksikliklerinin olmasına bağlı ve %6,9’u hastaların öğrenciye güvensiz olmaları ile ilgili olduğunu belirtmişlerdir. Öğrencilerin şiddeti önlemeye yönelik önerilerinde ise %16’sı empati yapmanın gerekliliğini, %13,9’u personele empati yapabilme ve iletişim konularında eğitimlerin verilmesini, %5,2’si yasal düzenlemelerin olmasını önermişlerdir. Araştırmaya katılan öğrencilerin şiddete tanık olma ve maruz kalma durumları ile hemşirelik bölümünü isteyerek seçme, yaş ve akademik başarı arasında bir ilişki olmadığı (p>.05); şiddete tanık olma ile sınıf seviyeleri arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır (χ²=13,237, r=,197, p<.00). Çalışmamızda hemşirelik öğrencilerinin yarısına yakınının ya şiddete tanık olduğu ya da maruz kaldığı; hemşirelik öğrencilerinin sınıf düzeyi arttıkça şiddete tanık olma durumlarının azaldığı tespit edilmiştir. Öğrenci hemşirelere yönelik şiddetin önlenebilmesi için; eğitim kurumları ile uygulama alanlarının işbirliği içerisinde bulunması, şiddeti tanıma ve şiddetin önlenmesi konularında eğitimlerin sağlanması, hemşirelik eğitim programlarındaki öğrencilere ve sağlık çalışanlarına klinik uygulamalarda sağlıklı iletişim ve davranış biçimlerini geliştirmesi için empati yapma ve iletişim konularında eğitim verilmesi etkili olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Hemşirelik Öğrencileri, Şiddet, Klinik Uygulamalar



 


Keywords: